iran’ın bombaladığı kürt köyleri, iran bombaladığı kandil köyleri

Sideka – İran’ın önceki gün Derav, Jarya, Kolita, Litan ve Berkim köylerini bombaladı. Beş çocuk annesi Hêmîn Sidik yaşamını yitirdi. İran’ın vurduğu köylere gittiğimde tam bir savaş manzarası vardı. Terk edilmiş evler, boşaltılmış köyler, panik içinde bölgeyi terk eden insanlar…

İran’ın 12 köyü bombaladığı haberini aldıktan sonra bölgeyi dolaştığımda, gördüğüm manzara tam bir savaş haliydi. Yol kenarındaki su tankerleri, elektrik direkleri, duvarlarında delikler açılmış, terk edilmiş evler, boşaltılmış köyler, insanlar yerlerini yurtlarını terk edip can havliyle yollara düşmüşlerdi.

Görüntü, Sırbistan ve Bosna Hersek savaşındakiyle aynıydı. Saddam’dan, İran’dan ve Türk ordusundan aynı acıları gördüklerini söyleyen köylüler, başta Güney Kürdistan Hükümeti’ne tepki gösterirken, bombardımanda bulunan İran ve Türk ordularına ise beddua ederek, “Onlar bizi vursun biz de inadına yıkılan ev ve köylerimizi tekrardan yapacağız” mesajını veriyorlar.

Dün akşam saatlerinde İran’ın Hewler ilinin Sideka ilçesine bağlı Şêx Zade vadisinde bulunan toplam 12 köyün İran topçu bataryaları tarafında vuruldu. Litan köyünde Hêmîn Sidik isimli 32 yaşında ve beş çocuk annesi bir kadının yaşamını yitirdi. Sinîne yaylasında ise hayvanlarını otlatan çoban Serheng Mecid ve Mikail Kadir isimli çobanların hayvanlarının çoğunun telef olurken kendilerinin de ağır yaralandı. O gece telefonla ulaşabildiğim kadar bilgi edinmeye çalıştım. Edindiğim bilgiler oradaki köylerin durumlarının vahim olduğuydu. Sideka asayişine yakın olan bir dostumu arayarak, oradaki köyleri ziyaret etmek istediğimi söyledim. Dostum, “Şu an orası tehlikeli, çünkü hala vuruyorlar” dedi. Israr edince kabul etti ve ertesi gün hazırlığımı yaparak yola koyuldum.

Dostum asayişe yakın olduğu için askeri kontrol noktalarında sorun yaşamadık. O alanlara kimseyi bırakmıyorlar sadece o köylerde yaşayanlar gidebiliyor. Diyana’yı geçip Sideka yoluna girdiğimizde başka bir alana girdiğinizi hemen fark ediyorsunuz, her şeyi ile bir savaş bölgesine girdiğinizi hissediyorsunuz. Bu hissi size hem insanların yüzündeki korku ve kaygılardan, hem de gelen arabaların biran önce alandan çıkmak için aceleci tavırlarından yaşıyorsunuz.

Geçtiğimiz askeri kontrol noktalarında Sideka’ya doğru giden tüm araçların uyarıldığını fark ettik. Gidenlere, “Top atışları var, köylere ve yerleşim birimlerine atıyorlar. Nereye vuracakları belirsizdir. Şayet gidişiniz çok zaruri değilse gitmeyin” diyerek uyarıda bulunuyorlardı.

“NEREDE HÜKÜMETİMİZ?”

Biraz daha ilerlediğimizde, yol kenarlarında eşyalarını yığmış çoluk-çocuklarıyla, hayvanlarıyla bekleyen aileleri gördük. İnip köylülerle yaptığımız sohbette, dün akşamdan beri İran’ın topçuları tarafında vurulan köylerden göç edip arazide kalan birçok köylünün olduğunu söylediler.

Öfkeliydiler, sohbetimize katılan yaşlı bir kadın, “Hükümetimiz bizi ön saflara koyuyor, kendileri de gölgemizde yaşıyorlar. Nerede bu hükümet ve yetkilileri” diye sorarak, çocuklarına dün akşamdan bu yana bir lokma yemek yediremediğini söylüyor.

Yaşlı kadının, tüm evi, bahçesi, hayvanları köyde kalmış, canlarını zor kurtardıklarını belirterek, “Sadece bu sene 7 sefer köyümü terk etmek zorunda kaldım. Halimiz böylemi devam edecek” diye isyan ediyor.

Her ne kadar hükümette ve Güney Kürdistan yetkililerine çağrı yapsalar da, onların İran ve Türkiye karşısında iradeli bir duruş sahibi olmayacaklarını iyi biliyorlardı sanki: “Biz kendimizi gördük göreli bu haldeyiz bir Saddam, bir Türkiye, bir İran. Bunlardan ne zaman kurtulacağız” diyerek durumu özetliyordu, evin yaşlı üyesi.

İNEKLERİNİ KURTARABİLMİŞ…

Yolumuza devam ettiğimizde suyun kenarına eşyalarını yeni indirmiş birkaç aile daha gördük. Oraya da gitmek istedim ama yanımdaki dostum, “Köylere gidelim” dedi. Biraz ilerlediğimizde yaşlı bir adam yaklaşık yirmi-otuz ineği önüne koymuş, koştura koştura onları alandan çıkarmaya çalışıyordu. Arabayı durdurarak, adamla sohbet etmeye çalıştım. İran tarafında vurulan Giseka köyünden geliyormuş. Bombardımandan ancak ineklerini kurtarabilmiş, diğer tüm mal varlığı köyde kalmış.

Kendisine, “Güney Kürdistan hükümetinin sizin için yapacağı bir şeyler yok mu” diye soruyorum. Öfkelenerek, “Hükümet benim için ne yapacak? Bu sene içerisinde beşinci defadır köyüm İran ve Türk devletleri tarafında vuruluyor. Şimdiye kadar tek bir defa köyümüze bile gelmemişler, halimizi sormamışlar. Şimdi bu hükümetin bu saatten sonra bizim için çözüm bulacağını mı sanıyorsunuz? Bize ancak Allah yardım eder. İran ve Türk devletinin Allah belalarını versin. Onlar bizi vursun biz de inadına yıkılan ev ve köylerimizi tekrardan yapacağız” diyor.

YOĞUN GÖÇ VAR

İlerledikçe, yol boyunca çok sayıda göç etmiş aile gördük. Daha sonra Şêx Zade vadisinin en büyük köyü olan Jilê’ye geldiğimizde yaklaşık 3 bin insanın mezarlıkta ve yol kenarında beklediğini gördük. Ne olduğunu sorduğumuzda, dün Litan köyünde top atışları sonucu şehit düşen Hêmin Sidik’ın cenazesinin beklendiğini öğrendik. Cenazeyi bekleyen insanlarda panik havası vardı. Çünkü beş dakika uzaklıktaki Litan köyü hala vuruluyordu ve top sesleri tüm vadide yankılanıyordu.

Köylüler, “Halimiz böyle işte, kadın ve çocuklarımız geceleri uyamıyor. Yolda bir araba sesi geldiğinde çocuklar ya uçak ya da top geldi diyorlar. Ne rahat bir yemek, ne rahat bir uyku var. Hatta bir gölgede otururken bile kulaklarımız yukardan gelecek bir sesse kilitleniyor. Ya uçak ya da top gelebilir diye. Şimdi bu yaşam mı” diye soruyorlar. Kürt hükümetine seslenen köylüler, “Gelin bir saat burada yaşayın ki derdimizi anlayabilesiniz” diyorlar.

Sadece yanlarına basının gelip, röportaj yapıp, ardından gittiklerini söyleyen köylüler, ancak kendilerinin yine İran ve Türk uçaklarıyla baş başa kaldıklarına dikkat çekiyorlar. Yaşlı bir köylü ise çözümün tek çaresinin ise Kürtler arası birlikten geçtiğine vurgu yapıyor. “Kürtler birlik olmadan bunlar zayıflığımızdan güç alarak böyle bize yönelecekler” diyor.

CENAZE SIRASINDA JETLERİN GEÇİŞİ

Cenaze geldiğinde tam bir infial durumu yaşanıyor. Kadınlar, erkekler ve çocukların ağlama sesleri birbirlerine karışıyor. Kimi kadınlar ve şehit düşen kadının babası kendinden geçerek bayılıyor. Cenaze geldiğinde o ana kadar insanların yüzündeki kaygı ve umutsuzluk yerini öfke ve kine bırakıyor. Artık kimse o an atılan top seslerini duymuyordu. Öfke ve acı o kadar büyüktü ki, o esnada gelen Türk savaş uçakları da bu durum üzerinde etki yaratamamıştı.

BOMBARDIMANDAN KAÇARKEN İSABET ALMIŞ

Daha sonra ise bombalandıkları için boşaltılan Derav, Jarya, Kolita, Litan ve Berkim köylerine gittik. Oradaki halk bize, “Gitmeyin, şuan bile bombalıyorlar” demelerine rağmen, gittik. İlk ulaşmış olduğumuz köy Litan’dı. Orada gerçekten virane olmuş bir köy gördük. Çamları kırılmış, duvarları çatlamış ve kimi evlerin de direk isabet aldığını gördük. Yine kimi evlerin kapıları bile kapatılmadığını ve hayvanların dışarıda olduğunu gördük. Daha önceki köyden ölen kadının burada şehit düştüğünü öğrendiğimiz için bu yeri tarif alarak geldik. Kadın evinden 15 metre ilerde kaçarken vurulmuş. Top bir metre arkasında düşmüş, parça direk kafasına isabet ettiği için yere yığılmış, yerde kadının terliği, tülbendi ve tülbende yapışmış saç ve kafa derisinin olduğunu fark ettik. Düştüğü yerde kan izleri bırakmıştı. Bu görüntü karşısında vücudum ürperdi. Kadından geriye ise beş çocuk kalmış…

HER HALİYLE BİR SAVAŞ

Ardından diğer köylere doğru yol aldık. Hemen hemen hepsinde aynı manzara ile karşılaştık. Bu arada hala top atışları yapılıyordu. Yol kenarındaki su tankerleri, elektrik direkleri ve hemen hemen tüm evlerin duvarlarında delik ya da parça izlerine rastlamak mümkündü. Bu görüntü bir dönem Sırbistan ve Bosna-Hersek savaşındaki görüntüleri hatırlatıyordu. Bu gün gördüklerim savaşın devam ettiğiydi; terk edilmiş, açık kapı ve pencereleriyle, harabeye dönmüş evler, sahipsiz kalan hindi, kaz, tavuk, eşek, inek, koyun ve keçileriyle, dumanı tütmemiş ocaklardı. Ve aralıksız devam eden bombardıman sesleri…

ANF NEWS AGENCY

Cinsel isteksizlik, Cinsel soğukluk

 

Cinsel istek azalması, cinsel isteksizlik, cinsel tiksinti, cinsel istek azlığı

Kadınlarda son yıllarda cinsel istek azalması (cinsel isteksizlik, cinsel soğukluk), cinsel tiksinti bozukluğu, cinsel uyarılma bozukluğu gibi cinsel işlev problemleri artmaktadır.

Cinsel sağlık için çok önemli olan bu tür problemlerin zamanında tespit edilerek özel cinsel terapilerin uygulanması pek çok problemi önleyebilecektir. 

Cinsel İsteksizlik (Cinsel Soğukluk), Cinsel Tiksinti bozukluğu ve Cinsel Uyarılma Bozukluğu ile ilgili bilgiler ve cinsel tedavi yöntemleri bu bölümde ele alınmaktadır.

Kadınlarda Cinsel İşlev Bozuklukları Sınıflandırma (DSM-IV tanı kriterlerine göre)
1)  İstek Bozuklukları 
  1a) Hipoaktif Cinsel İstek Bozuklukları 
  1b) Cinsel Tiksinme Bozukluğu
2)  Uyarılma Bozukluğu
3)  Orgazm Bozuklukları
4)  Cinsel Ağrı Bozuklukları
  4a) Disparoni (Cinsel ilişkide ağrı)
  4b) Vaginismus

Cinsel istek nedir?
Cinsel istek, kadınlarda ve erkeklerde cinsel partneri ile cinsel ilişkiye girme arzusudur. Cinsel istek, cinsel sağlık açısından önemli bir unsurdur.

Cinsel isteğe partnerle ilişkiye girme arzusu yanında cinsel içerikli rüya görme, fantezi kurma, erotik içerikli materyallere ilgi duyma da eşlik etmektedir.

Cinsel arzu işitsel, görsel, kokusal, dokunsal, tatsal algılar sonucunda uyarılabilir. Aslında bedeni sağlıklı olan ve herhangi bir hormonal problemi olmayan her insanda cinsel istek ve arzular bulunmaktadır.

CİNSEL İSTEKSİZLİK (Cinsel Soğukluk)
Cinsel isteksizlik, yeterli cinsel uyarı olmasına rağmen (kadın veya erkekte) cinsel istek duyulmaması durumu olup “cinsel istek bozuklukları” grubunda yer almaktadır.

Halk arasında tam karşılığı olmasa da “frijidite” veya “cinsel soğukluk” olarak da adlandırılmaktadır. Halk arasında cinsel soğuk olan kadınlar “frijit” olarak adlandırılmaktadır.

Cinsel isteksizlik, cinsel fantezilerin ve cinsel etkinlikte bulunma isteğinin az olması veya hiç olmaması şeklinde de tanımlanabilir.

Cinsel isteksizlik türleri nelerdir?
Cinsel isteksizlik, görülme şekli açısından iki türlüdür:

Primer Cinsel İsteksizlik:
Cinsel istek durumunun ergenlik döneminden itibaren olmaması.
Sekonder Cinsel İsteksizlik: Önceden cinsel istek sorunu olmayan bir kişide daha sonra ortaya çıkan cinsel istek sorunu şeklindedir.

Bazan de cinsel istek azlığı kişilerde yoğun iş hayatı, stres gibi nedenlere bağlı olarak “dönemsel” olarak da görülebilmektedir.

Cinsel istek azlığı probleminin görülme sıklığı nedir?
Cinsel isteğin az olması kadınlarda cinsellikle ilgili en yaygın şikayetlerdendir. Cinsel isteksizlik toplumun % 20′sinde görülen bir cinsel işlev problemidir.

Kadınların yaklaşık % 33′ünün hayatlarının bir döneminde cinsel ilgi ya da istek azalmasıyla karşı karşıya kalacağı tahmin edilmektedir.

Cinsel isteksizlik oranları yaşa bağlı olarak artmaktadır; 18-24 yaşları arasındaki kadınların % 32′si cinsel istek azlığından etkilenirken bu oran 30-34 yaş grubunda % 29.5 ve 35-39 yaş grubunda % 37.6′dır.

Cinsel istek neye bağlıdır?
Cinsel istek, sadece psikolojik bir durum gibi görünse de sıklıkla hormonal dengesizlik ya da tedavi gibi fiziksel durumlardan da etkilenmektedir.

İsteğin olması çeşitli faktörlere bağlıdır. Bunlar: Biyolojik içgüdü, yeterli özgüven (self esteem), cinsellikle ilgili önceki deneyimlerin olumlu olması, uygun bir cinsel eşin olması, birlikte olunan kişi ile cinsellik dışındaki alanlarda da iyi bir ilişkinin olması gibi. Bu alanların herhangi birinde sorun olması cinsel isteğin azalması ile sonuçlanabilir.

Frijidite, hem fiziksel hem de psikolojik sorunlara bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Cinsel isteksizlikte fiziksel ve psikolojik faktörler yer almaktadır. Cinsel isteksizliğin % 1′i fiziksel, % 99′u psikolojik nedenlere bağlıdır.

Cinsel İsteksizlikte Fiziksel Faktörler
Cinsel isteksizlikte rol oynayan fiziksel faktörler:
Yaşlanma ve menopoz
Kullanılan bazı ilaçlar (doğum kontrol hapları, kortizon içeren ilaçlar gibi)
Alkolizm
Böbrek, karaciğer ve kalp yetmezliği
Tiroid hastalıkları (hipotiroidi)
Kronik hastalıklar (Şeker hastalığı ve Yüksek tansiyon gibi)
Nörolojik problemler (Multipl skleroz, Parkinson gibi)
Ameliyatla rahimin alınması (histerektomi operasyonları)
Hormonal dengesizlikler
İlişkide ağrı hissetme (disparoni)

Genital organlardaki iltihaplar, rahimin ters dönüklüğü (retrovert uterus), endometriosis gibi nedenlere bağlı olarak ağrılı cinsel ilişki olması (disparoni) kadının cinsel isteksizliğine neden olabilir. Aynı şekilde menopozda ortaya çıkan estrojen yetersizliğine bağlı vajinal kuruluk ve ürogenital atrofiler de isteksizlik sebebidir.

Cinsel İsteksizlikte Psikolojik Faktörler
Cinsel isteksizlikte rol oynayan psikolojik faktörler:

Aşırı stres
Kişiler arası ilişkilerdeki sorunlar
Evlilik sorunları (Özellikle eşe karşı gizli öfke, kırgınlık, dargınlıklar)
Beden şekli ile ilgili kaygılar
Anksiyete (İçsel sıkıntılar)
Gizli eşcinsellik
Geçmişde yaşanan taciz, tecavüzler ve cinsel istismarlar
Depresyon

Bazen kadın ve partnerinin kadın cinsel organlarının yapı ve fonksiyonlarını bilmemesi nedeni ile cinsel ilişki öncesinde kadının uyarılması sağlanamamakta, bu durumdaki kadın da cinsel istek duymamaktadır.

Yine, cinsel travma (tecavüz ve tacizler), önemli yaşam olayları (ailede birinin ölümü, çocuk doğumu, taşınma gibi) ve cinsel ilişki ile bazı olumsuz anıların yerleşmesi gibi durumlar da psikolojik nedenler arasındadır.

Bazı durumlarda bir kadının cinsel ilişkide bulunması bir suç veya günah olarak algılanabilmekte, bağlantılı olarak cinsel arzu duymak suçluluk duygusuna neden olabilmektedir.

Cinsel isteksizlik problemi genç kızlıktan bu yana olabileceği gibi çoğunlukla normal cinsel fonksiyonu olan kadında sonradan da ortaya çıkabilir.

Bazen cinsel istek azalması bir ilişkideki bozulmanın bir işareti de olabilir. Öfkeli, korkulu ya da zihni dağınık kişiler genellikle cinsel yakınlık için istek duymazlar. Cinsellikten uzun süre uzak kalmak da cinsel dürtüyü bastırabilir.

Cinsel İstek Bozukluklarında Tedavi
Cinsel istek bozukluklarında tedaviye başlamadan önce bir jinekolog tarafından basit bir jinekolojik muayene yapılması önemlidir. Aslında tüm cinsel sorunlarda öncelikle bir jinekolojik değerlendirmenin önemi büyüktür.

Jinekolojik muayene sırasında kadının cinsel hazzını etkileyebilecek fiziksel nedenler araştırılır. Cinsel ilişkide ağrıya (disparoni) neden olabilecek durumlar (vajinit, vulvar vestibulit sendrom, batın ameliyatlarına bağlı gelişen yapışıklıklar) değerlendirilir. Hastanın varsa kronik rahatsızlıkları, nörolojik problemleri, kullandığı ilaçlar dikkate alınır.

Cinsel isteksizlik %1 oranla fiziksel nedenlere bağlıdır. Bu tür durumlarda jinekolog veya ilgili branş hekimi tarafından nedene yönelik tedaviler uygulanır.

Daha sonra herhangi bir problem görülmeyen ve cinsel isteksizlik problemi psikolojik nedenlere bağlı olduğu düşünülen hastalara cinsel terapi uygulanır.

Cinsel terapi öncesi hastadan genel bir cinsel öykü, aile öyküsü ve geçmişi ile ilgili detaylı bilgiler alınır. Cinsel sorunu körükleyen bilinç altında yatan psikodinamikler tespit edilir.

Daha sonra hastalara genel psikolojik durumları ile ilgili ve cinsellikle ilgili bilgiler verilir. Yanlış ve eksik bilgiler düzeltilir. Cinselliğe “yeni bir bakış açısı” kazandırılır. Aile içi problemleri var ise “aile terapisi” verilir. Tüm cinsel sorunların çözümünde olduğu gibi bu konuda da cinsel terapi veren terapistin tecrübesi ve bilgisi son derece önemlidir.

Cinsel isteksizlik tedavisinde daha sonra “davranışsal terapi” adı verilen bir takım uygulamalara geçilir. Bu şekilde kişinin kendi bedenini tanıması sağlanır.

Erkek eş ile ilgili bir takım sorunlar (erken boşalma, sertleşme sorunu gibi) var ise eş zamanlı olarak bu problemler de tedavi edilir. Erkek eşe ait cinsel tecrübe eksikliği var ise yine bu konuda da destek sağlanır.

Bu arada bir jinekolog tarafından cinsel “erojen (duyarlı) bölgeler” (meme uçları, klitoral bölge, kulak çevresi, boyun, bacaklar gibi) ve bunların nasıl uyarılacağı çiftlere anlatılır. Kadına çatı kaslarını kasıp gevşetme egzersizleri (kegel egzersizleri) öğretilerek vajenin daha duyarlı hale gelmesi sağlanır.

Cinsel tedavilerde tedavinin kişinin problemine uygun şekilde “bireyselleştirilmesi” de son derece önemlidir.  

Cinsel isteksizlik, bir cinsel terapist eşliğinde aşama aşama ve bir takım ev ödevleri ile aşılmaktadır. Ev ödevlerinin bir kısmı kişi tarafından bir kısmı da eş tarafından uygulanmaktadır.

Cinsel isteksizlik problemin çözümünde erkek eşin dayanışması, iletişim, güven ve ev ödevlerinin düzenli yapılması önemli yer tutar. Sorunun çözümü genelde 6 ile 12 seans arasında sürebilmektedir.

Cinsel tedavilerde rahatlama ve gevşeme (relaksasyon egzersizleri), masaj, masturbasyon, cinsel birleşme tekniklerinin öğretilmesi ve değişik cinsel pozisyonların anlatılması son derece önemlidir.

Tedavilerde kullanılan CD, DVD, maket ve smilatörler tedavinin anlaşılabilmesini kolaylaştırılır.   

CİNSEL TİKSİNTİ BOZUKLUĞU
Cinsel isteğin daha şiddetli bir derecede azalması ve hatta ortadan kalkması durumudur.

Cinsel tiksinti bozukluğu olan bireyler cinsel aktivitelerden kaçınırlar. Kendilerine cinsel yönden yaklaşıldığında korku, kaygı ya da iğrenme ifade ederler. Bu durum belirgin bir sıkıntıya ve kişiler arası ilişkilerde zorluklara neden olur.

Şiddetli derecede cinsel tiksinti bozukluğu olan kişilerde cinsellikle ilgili durumlarda panik atağa varan sorunlar yaşanabilir.

Bu sorun “travma sonrası (posttravmatik) stres bozukluğu” gibi başka psikolojik sorunlarla bir arada da görülebilir. Bu bozukluk tecavüze uğrama ya da çocuklukta istismar gibi cinsel saldırıya maruz kalınan durumlarda, cinsel birleşmenin ağrılı olduğu durumlarda ya da cinsel dürtü ile utanç, suçluluk gibi duygular arasında farkında olunmayan bir bağlantı olduğunda ortaya çıkabilir.

Cinsel tiksinti bozukluğu ile ilgili ayrıntılı bilgiler için  >>>

Kadınlarda Cinsel İsteği Artırmada Kullanılan İlaçlar (Cinsel Uyarıcılar)
Sorunun karmaşıklığı ve bireylere özgü oluşu göz önüne alındığında işe yarayan tek bir yöntemin olamayacağı açıktır.

İçlerinde sildefanil (viagra, cialis, levitra) de olmak üzere cinsel uyarılma üzerine etkili olduğu düşünülen bir grup ilaç halen araştırılmaktadır. Bu ilaçların çoğu genital bölgedeki kan akımını artırarak etkili olmaktadırlar.

Cinsel uyarıcı hormonlar
Hem kadınlar hem de erkeklerde “testosteron hormonu” libido (cinsel istek-enerji) açısından önemli olduğundan cinsel istek azalmasının tedavisinde –tabi ki hekim gözetimi altında- kullanılabilmektedir.

Testosteron tedavisi ile karaciğer hasarı, kalp hastalığı riskinde artış olması gibi yan etkilerin oluşabileceği de dikkate alınmalıdır.

Yine menopoz sonrası dönemlerde kullanılabilen bir takım hormon tedavileri ile antidepressanlar cinsel istek problemlerinde tedavi olanağı sunabilmektedir.

“Feromon”ların cinsel istek bozukluklarının tedavisindeki yeri de giderek daha fazla araştırılmaktadır.

Cinsel uyarıcı videolar ve filmler
Bunlar dışında eğitim amaçlı erotik videolar da yararlı olabilir. Ancak cinsel tiksinti bozukluğu olanlarda erotik videolar kaygıyı artırabileceği için önerilmez.


CİNSEL UYARILMA BOZUKLUĞU

Cinsel uyarılma cinsel cevap döngüsünün ikinci evresidir. Cinsel uyarılmanın kesin olarak psikolojik bir yönü olsa da aynı zamanda fizyolojik değişikliklerin görüldüğü ilk evredir. 

Cinsel ilişkinin evreleri  ile ilgili bilgiler  >>>

Kadınlarda cinsel uyarılma; pelvik bölgeye kan akımının artması, vajenin ıslanma ve genişlemesi, dış genital organların şişmesi ile karakterizedir. Bu değişikliklerin altında yatan mekanizma çok açık olmasa da cinsel uyarılma, otonom sinir sisteminin uyarılması ile ilişkilidir.

Kadın cinsel uyarılma bozukluğu, cinsel cevabın genel uyarılma yönünün ortadan kalkmasıdır. Bu durumda kadınlarda vajinal kayganlaşma ya da genişleme olmadığı gibi erotik duyumlar da hissedilmez.

Bu durumda fiziksel temas tiksindirici gelebilir veya belli bir noktaya dek temas zevk verebilir. Uyarılma sorunu olduğunda orgazmla ilgili sorun da olacaktır. Bir araştırmada mutlu bir evlilikleri olan kadınların % 33′ü cinsel uyarılmayı sürdürmede zorluk tanımlamışlardır.

Bu problem, kadının yaşamın belli bir döneminde ortaya çıkabilir ya da genç kızlıktan beri hiç cevap olmayabilir. Nedenlerine gelince;

Cinsel uyarılma ile ilgili sorunlar bazı fiziksel durumlar ve yaşam dönemleri ile ilişkili olabilir. Diyabet, sigara kullanımı, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve sinir hasarları hem kadın hem de erkekte cinsel uyarılmayı olumsuz etkileyebilir.

Emziren kadınlarda vajinal ıslanmada azalma olabilir.

Menopoz döneminde ve sonrasında östrojenin azalması da uyarılmayı zorlaştırabilir.

Bazı ilaçlar da uyarılmayı bozabilir. Örneğin antidepresanlar, antihipertansifler ve antihistaminikler bu tür yan etkiye sahiptir.

Bu işlev bozukluğunun en yaygın nedenleri arasında suçluluk ve düşmanlık yer almaktadır. Suçluluk genellikle cinsel ilişkiden hoşlanma isteği ile bunu yapmaktan duyulan korku arasındaki iç çatışmayı içine alır. Düşmanlık ise sıklıkla eşle ilgilidir.

Kadında cinsel uyarılmayı artırmaya yönelik tedaviler genital bölgeye kan akımını artırarak ya da ıslanmayı kolaylaştırarak etkinlik gösteren ürünler üzerine denemeler sürse de bunların pek çoğu henüz deneysel düzeydedir.

Bazı kanlanmayı arttırıcı kremlerin cinsel uyarılmayı düzeltici etkisi de araştırılmaktadır.

Sempatik sinir sistemini uyaran ilaçlar; yohimbin, sildefanil gibi ağızdan kullanılan ilaçlar da araştırılmaktadır. Bu ilaçlar kan akımını artırarak ya da sinir sisteminin bazı bölümlerini uyararak etki ederler.    

Cinsel istek arttırıcı yiyecekler (Cinsel istek arttırıcı bitkiler)
Bazı besin maddeleri de hem erkek hem de kadınlarda cinsel istek artırıcı yani “afrodizyak” etkiye sahiptir. Cinsel istek artırıcı bu tür yiyecekler ve cinsel istek arttırıcı bitkiler kişileri tedavi etmek amacından çok cinsel tedaviye destek vermek amacıyla kullanılabilmektedir.

Cinsel istek arttırıcı (afrodizyak) yiyecekler arasında deniz ürünleri (balık, kalamar, karides, yengeç), taze meyve ve sebzeler, baharatlar (tarçın, keçiboynuzu- harnup,  zencefil- ginger), kuruyemişler (fındık, ceviz, fıstık gibi) ve özel çaylar (ginseng root) bulunmaktadır.

Kemal Sunal Keşke Yaşasaydı Onu Sırtımda Taşırdım

Keşke Yaşasaydı Onu Sırtımda Taşırdım!

Türk sinemasının unutulmaz ismi Kemal Sunal, ölümünün 11. yılında 6. Datça film festivalinde anıldı. Gecede duygusal anlar yaşandı.

Cinsel ilişki, Cinsel birleşme

Başlangıç Safhası: Terketmek erkek için kabalık, kadın için eziyettir. Beş duyudanda faydalanmalıdır.

Görme

 
-İlişki öncesi gözler cinsel hisleri tahrik edecek şeyleri görmeli.
-Vakit gece ise, fazla ışıklı olmaması, ışığın söndürülmesi veya ışığın az olması uygundur.
-Kadında veya erkekte ister giyinik ister çıplak olsun gözleri rahatsız edecek, az-çok  soğukluk etkisi yapacak görüntüler olmamalı.
-Kadının -dışarıya değil erkeğine karşı süslenmesi gerekir.

Duyma

-İlişki öncesinde can sıkıcı sözler olmamalı
-Gönül alıcı fısıldaşmalar, tatlı bir sohbet en azından sevgi dolu birkaç söz.

Koklama

-Güzel kokular etkileyicidir. Bu inceliği bilen kadın, o anda güzel kokularla kokulanmayı da ihmâl etmez.
-Bedenin temizliği ve hoş olmayan kokudan arınmış olması da yeterlidir.
-Eşlerin temiz vücudlarından birbirine verdiği fıtrî ve tabii kokunun, başlı başına te’sirli bir gücü vardır.
-En çok rahatsız edici kokular, ağız kokusu ile ağır ter kokusudur.
-Vücudda fazla ter toplayan koltukaltı ve kasık bölgeleri, haftada bir tıraş edilmeli ve yıkanmalıdır.

Tatma

-Dişler fırçalanmalı  veya misvâklanmalıdır.
-Ağızda soğan sarmısak veya sigara kokusu rahatsız edicidir.
-İlişki başlangıcında ağız bölgesinin, dil ve dudaklar çevresinde yaptığı temaslar da, tatma hissinden gerekli zevki almaya yeterlidir..

Dokunma  ve Okşama

-İlişkiye hazırlanmada “aşk oyunları” denilen en te’sirli yöntem vücudun çeşitli yerlerine yapılan dokunma ve okşama işidir. Bunun için önce yeteri kadar soyunmuş olmalıdır.
-Üst vücudda bir iç elbisesinden başkasını bırakmamak, hattâ vaziyete göre, yatak içinde soyunmuş olmak, ilişki zevkinin ziyâdesiyle yaşanmasını sağlar.
-Dokunma ve okşama vazifesi, kadından çok erkeğe düşer.
-Kadında omuz ve dizlerden mahrem yerlere kadar birçok bölge, okşanmaya karşı hassastır.
-Temas ve taramalar, çevreden merkeze doğru kayarak, kadında asıl temâs için kuvvetli bir arzu belirinceye kadar devam etmelidir.

Cinsel Açıdan Duyarlı Bölgeler

Ağız ve Öpüşme

-Dudaklar, dil ve ağzın diğer bölümlerinde en az cinsel organlarda olduğu kadar cinsel duygu bulunmaktadır. Öpme ve öpüşme de ağız ve dudak çevresinin son derece duyarlı olmasından doğmuştur.
-Hem cinsel beraberliği başlatır, hem de orgazma varmada önemli bir rol oynar.
-Dudaklar ve dil, en duyarlı bölgelerdendir.
-Özellikle alt dudakların ve dilin emilmesi, kadınlar için cinsel hazzı artırıcı etki uyandırır

Penis

Penisin çeşitli bölümleri arasında en duyarlı alanı penis ucudur.

Kulaklar

Özellikle  kulak arkası ve ve  kulak memesi çok duyarlı bölgelerdir. 
-Bir kez alışkanlık oluştuğunda kulak memeleri de salt elle dokunmaktan cinsel heyecan doruğuna yaklaştıran uyarımlar sağlar. Orgazma doğru giderken hafif hafif kulakları okşama ya da yalama bu etkiyi doğurur.

Klitoris 

-Kadında klitoris penisin karşılığıdır. Cinsel heyecen sırasında klitoris büyür, sertleşir ve orgazm sırasında doyum noktasını oluşturabilir.
- Kadında cinsel uyarılmaya yol açan en hassas bölgedir.
-Kadın vücudunun en duyarlı noktası olduğu için, hafifçe okşamalıdır!

Küçük Dudaklar

Küçük dudakların iç bölümleri dokunmaya karşı son derece duyarlıdır.

Büyük Dudaklar

Erkeğin torbalarını andırır. Penis üzerinde uyarıcı etkisi vardır.

Göğüsler

-Kadınların meme uçları adeta birer klitoris görevi görür ve uyarılmaları kadına büyük haz verir. Buradaki sinir uçları vajina yöesindeki uyarım sistemiyle bağlantılıdır.

-Aynı şekilde, memelerin koltuk altlarına doğru uzanan yan kısımları ile iki memenin ortası, bir de altlarındaki yuvarlıklar, hassas ve uyarıya açık bölgelerdir.

 

- Göğüs uçlarının etkili biçimde okşanması ya da emilmesi, dölyolu çevresindeki salgı bezlerini harekete geçirerek dölyolunun ıslanmasını ve cinsel birleşmeye hazırlanmasını sağlar. Erkeklerde bu duyarlılık son derece düşüktür.

Kalçalar Erkekler bu bölgeye karşı özel bir cinsel duyarlılık gösterir.Bacaklar

Bacakların iç bölgeleri cinsel uyarıya karşı kesin bir tepki gösterir.

Okşama Şekli

- İlişkiden önce, hassas bölgelerin hafif okşamalarla tahrik edilmesi gerekir.
-Okşamaya, en hassas bölgelerden başlanmaz. Daha az hassas bölgelerden başlayarak, en hassas bölgelere, merkeze doğru kaydırılan yumuşak bir okşama idealdir.

İlişki Safhası

  • Şehvet hislerinin iyice uyanmasıyla, kadının mahrem bölgesinde birleşmeyi kolaylaştırıcı mezi denilen sıvı çıkar.
  • Kadın o anda cinsî his bakımından zayıf olur veya yeterince tahrîk edilmemiş bulunursa, böyle bir sıvı görülmez.
  • Eşler, arzu ettikleri temas şeklini tercih ederler. 
  • Temas safhasında en mühim mes’ele, erkeğin acele etmemesidir. 
  • Erkek, zaman zaman duraklamalar ve ihtiyatlı tavırlarıyla, sondaki “orgazm” durumuna gelmeyi geciktirmeli, bu noktada kadınla beraberliği sağlamaya çalışmalıdır. Esas itibariyle birleşmenin sorumluluğu da erkeğe düşer. 
  • Erkek, birleşmeye doğru yönelirken, kadının bunu anlayacağını sağlayacak hareketler yaparak onu hazırlamalı, aynı zamanda da, yavaş hareketlerde bulunarak “birleşme” durumuna geçmelidir.  
  • Birleşme sırasında da, kararlı ama yumuşak olmaya çalışmalı, tedricen yaklaşmalı, başlangıçtaki yavaş hareketlerin temposunu yavaş yavaş artırmalıdır.
  • Yeterli ön hazırlık ve aşk oyunları izlenince, uygun bir birleşme, birleşmenin en önemli noktası olan “birleşmede orgazm” veya “aynı anda orgazm” denen sonucu sağlar.
  • Orgazmın verdiği yorgunluk ve “uyuşukluk” içinde, çok yavaş hareketlerle öpüşme ve okşamaları sürdürmek, bu arada da hafif ve müşfik bazı sözler söylemek, eşler için hem orgazmın tam doyumuna vardırıcı, hem de onları rahatlatıcı olur. 
  • Cinsi ilişkinin baştan sona normal bir bütün hâlinde, onbeş-yirmi dakika sürmesine ihtiyaç vardır. Bu müddet, duruma göre uzayıp kısalabilir. 
  • Boşanmadan sonra erkek, hemen çekilmemeli, bir müddet daha kadınla berâber kalmalıdır.
  • Orgazmdan sonra genel olarak erkekler, baştakine benzer bir sevgi ve ilgi göstermeyi ihmâl ederler. Kadın ise bu ândan sonra da, sevgi kucağında bir miktar daha eğlenmeyi arzular. Bu kısa bekleşmenin ihmâli, kadının canını sıkar. Erkek, eşinin bu ândaki haklı arzusunu da ondan esirgememelidir. 
  • Son safhadaki bu tabiî arzuya cevap vermek için, yerine göre bir kendine çekiş, kucaklayış, bir bûse ve okşayış da kâfi gelebilir.
Pozisyonlar
-Evlilik hayatı boyunca cinsî münâsbetlerin, şeklen değişmeyen bir vaziyette devam etmesi bıkkınlığa sebeb olabilir. Bunun içindir ki, zaman zaman farklı şekil ve vaziyetleri kullanmaya ihtiyaç görülür.
-Zamanla değişen lüzum ve ihtiyaca göre, kadına zahmet vermeden daha uygun vaziyetler seçmek, (sırtüstü, yanüstü, dizüstü çeşitli haller) eşlerin tercihine kalmıştır.
-Genel tercîhler kadın altta yüzyüze ve malûm vaziyette olmakla beraber -döl yolundan olmak şartıyle- çeşitli şekiller mümkün ve meşrûdur.
-Birincisinde kadın sırt üstü yatar, erkek kadına yüzü dönük olarak üstten yaklaşır. En uygun olanı budur.
-İkinci pozisyonda ise, kadın üstte olur ve serbestçe hareket ederek cinsî temasta motor rol oynayabilir.
-Orgazma, boşalmaya yakın pozisyon değiştirmek iyi olur.
-Boşalma anında kadının üste olması her ikisine de sıkıntı verir.
-Boşalma esnasında kadının altta erkeğin üste olup, boşalmadan sonra bir müddet o halde kalmaları eşleri rahatlatır. Fakat bütün ağırlık kadının üzerine verilirse, rahat olması gereken hassas bir zamanda kadına sıkıntı verilmiş olur. Bunun için erkeğin diz ve dirsekler ile yataktan destek alıp yükünü hafifletmesi gerekir.

Kaynak:

1) www.huzuradogru.com
2) Edip Köroğlu, Evlilik ve Cinsel Hayat, Motif Yayınları

Bayındırdan Diyanete Cevap

Bayındır’dan Diyanete Cevap

Yaşar Nuri Öztürk’ün gündeme getirdiği, İlahiyatçı Profesör Abdülaziz Bayındır’ın da destek verdiği, “teravih namazı yoktur”çıkışının başlattığı tartışmalar bitmeyecek gibi görünüyor.

İmamla Cemaat Cuma Namazında Tartıştı

İmamla Cemaat Cuma Namazında Tartıştı

Malatya`da, Turgut Özal Camii`nde vekaleten görev yapan din görevlisi ile cemaat arasında cuma namazında tartışma çıktı.
 

Usain Bolt Jamaika rekora uçtu!

Arda Turan Üzüntü duyuyorum

Türk Turistlerden Kötü Muamele Şikayeti

Türk Turistlerden Kötü Muamele Şikayeti

İsrail’e, Ramazan Bayramı tatili nedeniyle giden Türk turist kafilesi, Tel Aviv Havaalanı’ndaki arama noktalarında özellikle Türk turistlere yönelik yapılan rahatsız edici aramalardan şikayetçi oldu.

Bağlantısızlar Hareketi Yarın Toplanacak

Bağlantısızlar Hareketi Yarın Toplanacak

Bağlantısızlar Hareketi’nin yarın Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da bakanlar düzeyinde toplanacağı bildirildi

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.